Yaz?c? Sürümü
Cemaatle Namaz Kılmak ve İmama Uymak



Cemaat ile namaz kılmak sünnet-i müekkededir. Me´muminin (imama uyanın) normal namaz niyyetini getirdikten sonra "Uydum imama" de­mesi gereklidir. İmamın imamlık niyetini getirmesi şart değildir. [1]

Cemaatle namaz kılmak Hz. Muhammed (s.a.v.)´in ümmetinin hususi­yetlerinden dir. Beşerin arasında ilk önce cemaatle namaz kılan Peygam­berimiz (s.a.v.)´dir.

Cemaatle namaz kılmak hem kadın hem erkeklere sünnettir.

Cemaatle namaz kılmanın meşruiyetinin delili Allahu Taala´nın şu ayeti kerimesidir:

"(Ey Muhammed) Sen de içlerinde bulunup onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı seninle beraber namaza dursun." (Nisa: 4/102)

İbni Ömer (r.anhüma)´dan rivayete göre, Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyururlar:

"Cemaatle kılınan namaz yalnız kılınan namazdan yirmi yedi derece derece daha efdaldir." [2]

Bir hadisi şeriflerinde peyygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyururlar:

"Bir kimsenin farz bir namaz için camiye yürüyüşü bir hac sevabı gi­bidir. Nafile bir namaz için bir kimsenin yürüyüşü de nafile bir umre se­vabı gibidir."

Başka bir hadislerinde Peygamberimiz (s.a.v.) buyururlar ki;

"Kim Allah için kırk gün cemaat namazının ilk tekbirine ulaşarak kı­larsa kendisine iki berat yazılır. Birisi cehennemden kurtuluş beratı [3] diğe­ri nifaktan kurtuluş beratıdır."

Diğer bir hadis-i şeriflerinde Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyururlar;

"Kim yatsı namazının ilk tekbirine yetişerek namazını cemaatle kılar-sa, kendisine bir gece yansı namaz kılmış sevabı verilir ve sabah nama­zını da cemaatle kılarsa bütün gece namaz kılmış sevabı verilir."

Ebu Derda, Peygamberimiz (s.a.v.)´in bir hadisini şöyle nakleder: "Bir köyde, bir çölde veya herhangi hır yerde üç kişi bulunur da cema­atle namaz kılmazlarsa şeytan kendilerine musallat olarak galebe eder. Sen cemaate devam et, çünkü kurt koyunlardan yalnız başına geri kalan koyunu kapar." [4]

Peygamberimiz (s.a.v.) Mekke´de kaldığı onüç yılboyunca namazlarını tek başına kılardı. Hicretten sonra cemaatle namaz kılmaya başladı.

Cemaatle namaz kılmak hem erkek hem de kadınlar içindir. Yukardaki hadisi şeriflerde açıkça belirtildiği gibi cemaatle kılınan namaz tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece efdal olduğu çok önemlidir. Hatta mukim erkekler üzerine farzı kifayedir. Yani bir yerleşim yerinde cemaa­tle namaz kılınması farzdır. Bu durumda cemaatle namaz kılanlar yirmi yedi kat daha fazla sevap alırlar. Cemaatle namaz kılmayanlar bu sevap­tan mahrum kalırlar. Ama o yerleşim yerinde cemaatle namaz kılınmazsa o zaman o yerin bütün erkekleri günahkar olurlar.





--------------------------------------------------------------------------------

[1] imanım imamlık myyetını yerine getirmesi şart olmamakla berabeı (normal namaz nıyye-tını getirdikten sonra) "Cemaate imam oldum" ibaresini kullanması sünnettir. Cuma namazında ise "Cemaate imam oldum" demesi zorunludur. Cemaat sayısı 40´tan fazla bile olsa da imamlık niyetini gelumesi gerekir.

[2] Buhari,618, Müslim, 650.

[3] 8i(han,618 Muslini, 650

[4] Ehu Davud, 547 \ e Ihın Hıbbaıı 425



İmama Uymak


Hür bir kişinin bir köleye, ergenlik çağına girmiş bir kişinin bir mürahika [1] uyması caizdir.

Erkeğin kadına uyması sahih değildir. Kari olanın ümmi olana uyması da sahih değildir.

Camiinin neresinde olursa olsun, imamı veya cemaatten bazısını göre-biliyorsa veya imamın önünde bulunmaması kaydıyla cemaatle namaz kıldığını biliyorsa iktidası (imama tabi olması) caizdir.

İmam camide me´mumi (imama uyan) caminin dışında veya camiye yakın bir yerde ise; arada yol gibi bir engel bulunmazsa ve imamla namaz kıldığını biliyorsa imama tabi olması caizdir.[2]

Resululah (s.a.v.)´in "Ameller niyetlere göredir..." hadisi şerifinden tat­bikatla muktedi (imama uyan kimse)nin imama olan iktidası (tabi olması) sahihtir.

Cemaatle namaz kılınmasının sahih olması için muktedirim (uyan kişinin) bir imama uyması gereklidir. Bunun için kendisine tabi olunan imamda bazı şartlar gereklidir. Bu şartları, ağır olmamakla beraber biraz açıklayalım.

Hür olan bir kişinin köleye uyması ve baliğ olanın da baliğ olmayan mümeyyiz çağındaki çocuğa uyması caizdir.

Mümeyyiz, ergenlik çağına yaklaşan, iyi ve kötüyü birbirinden ayırte-debilen çocuktur.

Amr bin Seleme 6-7 yaşında iken kavmine imamlık yapıp onlara na­maz kıldırıyordu. [3]

Erkeğin erkeğe; kadının erkeğe, hünsaya veya kadına;hünsanın da er­keğe uyması caizdir.

Erkeğin kadına veya hünsaya [4]; hünsanın, hünsaya veya kadına uy­ması sahih değildir. Kıraati, yani okumayı bilen bir kişinin ümmi (okuma­sı düzgün olmayan) birine uyması da sahih değildir.

Erkeğin kadına uyması ; okuması iyi olanın okuması iyi olmayan cahil birine uyması caiz değildir. Buradaki cahilden kasıt ummi olanıdır. Ümmi, fatihanın herhangi bir harfine helal getiren kişidir. Bu durumda olan birine ancak onun gibi biri uyabilir.

Kadının erkeğe imamlık yapamayacağını şu hadisi şerif bildirir.

Peygamber (s.a.v.) "Sakın bir kadın bir erkeğe imamlık yapmasın" [5] buyurmuştur.

İmamın arkasında imama uyan kişi mescidin neresinde olursa olsun imamın namaz kıldığım görüyor. Veya safları görüyorsa imamın önüne çıkmaması şartıyla iktidası caizdir, yani imamla ona tabi olan arasında men edecek bir engel yoksa tabi olması caizdir. İmam uzaksa bir müezzi­nin de sesini duyuyorsa yine yeterlidir.





--------------------------------------------------------------------------------

[1] Eıgenhk çağına gıımek uzerc oUnonıki ile onbc^ ya^ arasındaki erkek çocuğu

[2] Bu mesafe, camının sonundan bağlayarak, 300 zira´ mesatedır. Gunumuz olçeierıne goıc 150 melredn

[3] Bulum, 401

[4] Hem cikek. hem kudm organları olup, çıftcınsiyetlı olanlar

[5] SubuluA-Si´lanı, t 2 sah 60 El-Mufassal, t. I sah 251 (Ilvıı Mat e)


İnsanların En Güzel Ahlaklısıydı
Enes b. Malik (r.a.) şöyle dedi:Allah Resulü (a.s.), insanların en güzel ahlâklısı idi. Bazen kendisi evimizde iken namaz vakti gelirdi de hemen altında bulunan serginin (düzeltilmesini) emreder, yaygı süpürülür, sonra üzerine su serpilir, daha sonra da Allah Resulü (a.s.), imam olur biz arkasında saf tutardık. O da bize namaz kıldırırdı. Enes´lerin bu yaygısı hurma yapraklarından idi.
Sahih-i Müslim´deki hadis numarası: 1054

Keşke Sana Gelselerdi
Biz elçilerden hiç kimseyi ancak Allah´ın izniyle kendisine itaat edilmesinden başka bir şeyle göndermedik. Onlar kendi nefislerine zulmettiklerinde şayet sana gelip Allah´tan bağışlama dileselerdi ve elçi de onlar için bağışlama dileseydi, elbette Allah´ı tevbeleri kabul eden, esirgeyen olarak bulurlardı. (4/64)

Bu site Şeyh hazretlerinin sevenlerince hazırlanmış olup, Haznevi cemaatının ve yüce üstadının resmi sitesi değildir.